31 Ekim 2010 Pazar

10 Kasım Türküsü

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler
Bozkır ovalarına, Erciyes'e, Ağrı'ya
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız
Dere tepe bucak köy
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, senin gittiğince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.

Fazıl Hüsnü Dağlarca

10 Kasım 1952

Sabahlar,her zaman güzel değildir,
Her zaman ayrılık akşamla gelmez.
Al atlar sırtında hoyrattır fecir,
Hoyrattır,ne kalbler kırmıştır,bilmez.
Sabahlar her zaman güzel değildir.

Vakti,bir yerinden bölünce şafak
İri ve rüyalı gözlerle müphem;
Nur olmuş içimde sanırım ak pak
Ayrı bir mânada korktuğum adem,
Eski düşüncemde,rahat ve uzak.

Fethe çıkmış gibi duyarım birden
Eşsiz gururunu bir cihangirin.
Ufuklar üstünde yüzen tekbirden
Vatanca büyümüş asil ve derin
Bir matem tütmekte şimdi fecirden

10 Kasım

Yıl otuz sekiz On Kasım Perşembe
Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar.
Sarsılıyor İstanbul yedi tepe,
Yaman esmiş Dolmabahçe’de rüzgar.

Gerçek olamaz, olsa olsa bir düş,
Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş.
Böyle toptan bir yas nerede görülmüş,
Beraber ağlıyoruz kurtlar, kuşlar.

Bu memlekete en çok hizmet eden,
Bu aşk ile dağlara gücü yeten,
On sekiz milyonun omzunda giden
Atam, Ankara sırtlarında yatar.

30 Ekim 2010 Cumartesi

10 Kasım

Ben hiç 10 Kasım’a
“Günaydın” demem ki
Ben sensiz 23 Nisan’a
Hoş geldin diyemem ki

Seni özlesek bile
Elden ne gelir ki
Bir daha senin gibi
Gelecek mi ne belli

Bak 10 Kasım yine geldi
Gözlerde yaşlar tükendi
Aradan 78 yıl geçse bile
Senin hatıran hiç bitmedi

Sabahlar her zaman güzeldir
Seni hatırlatmadıkça
Günaydın denir ama
10 Kasım olmayınca

10 Kasım Şiirleri

Bir bulut inmiş,beyaz,
Karlı dağlar başına.
Her 10 Kasım sabahı,
Bir ateş düşer, döşüme.

Nerdesin, ey Atam nerede?
Sensiz millet, öksüz burada.

Sanat, ilim, fen seninle.
Sevinen, gülen seninle.
Olmak isterdik inan,
Ebediyen seninle.

Dağların, ak başı kar mıdır?
Kuşlar, Atamdan haber, var mıdır?

Yarım bıraktığın işler,
Bugün, sanki seni bekler.
Zengin millet hayalin,
Acep, neden emekler?

Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder?

Hüseyin Celep

28 Ekim 2010 Perşembe

Özgür Akkuş-Hadi Sen Söyle

Zavallı bir sevdanın dilencisiydim
Zamanlı ama yanlış aşkın esiri
Ve üzüm asmasında yabani kiraz
Hem kaybolup dudağımda
Hem yabancı biraz

OOoff yarim niye böyle niye böyle
Bu sevdanın yakışığı bu muydu hadi sen söyle

Ooof gönlüm ne de öyle bana böyle
Bu aşkımın hakettiği bu muydu hadi sen söyle(2)
Bu muydu hadi sen söyle

Özgür Akkuş-Hasret Deli

Ne uykulara kıydım uğruna senin
Ne düşlere saldım öfkemi bilsen ne derin
Ya kendime ya da sana döner dururum
Bu yolları bi kaybeder bir bulurum(2)

Hasret deli
Hasret eski bir yangın yeri
Paramparça tenimde değdiği yeri
Acıtmadan geçmiyor zalimin eli

Ne uykulara kıydım uğruna senin
Ne düşlere saldım öfkemi bilsen ne derin
Ya kendime ya da sana döner dururum
Bu yolları bi kaybeder bir bulurum(2)

Hasret deli
Hasret eski bir yangın yeri
Paramparça tenimde değdiği yeri
Acıtmadan geçmiyor zalimin eli