Şehit tahtında Rabbe gülümser,
Ah binlerce canım olsaydı der,
Şehit tahtında Rabbe gülümser,
Canım bedeli bir sofradan yer.
***
Ümitsiz olmaz, ümitsiz olmaz,
Sevdasız olmaz, sevdasız olmaz.
***
Dağları oyup zindan etseler,
Allah nurunu söndüremezler.
Dağları oyup zindan etseler,
Davamın önüne geçemezler.
***
Yarasız olmaz, çilesiz olmaz,
Şehitsiz olmaz, kurbansız olmaz.
***
Şehit tahtında Rabbe gülümser,
Ah binlerce canım olsaydı der,
Şehit tahtında Rabbe gülümser,
Canım bedeli bir sofradan yer.
***
Karanlık ölür, zulümat ölür,
Gözler önünde ve ölüm ölür.
***
Anladım artık Uhud ve Bedir,
Ve ümit sevda, sehadet nedir,
Soludum kabri, mahşer anını.
Ümidi şehidi ve sevdayı.
Ömer Karaoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ömer Karaoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Ağustos 2010 Çarşamba
Ömer Karaoğlu – Kuşlar İlahisi
Kuşlar, sizin kadar hür olmaktı hayalim,
Kuşlar, sizin kadar hür olmaktı hayalim,
***
Güneşin doğduğu yerden,
Güneşle birlikte doğmak
Kaf dağının arkasındaki,
Zümrüd-ü anka olmak
Kanat açmak gökyüzüne,
Sevdaların ülkesine
Kuşlar…
***
Kuşlar, sizin kadar hür olmaktı hayalim,
Kuşlar, sizin kadar hür olmaktı hayalim,
***
Kanatlarımı kırdılar,
Umutlarımı vurdular,
Ninnileri susturdular,
Yüreğimi dağladılar,
Varamadım hasretine,
Sevdaların ülkesine,
Kuşlar…
Kuşlar, sizin kadar hür olmaktı hayalim,
***
Güneşin doğduğu yerden,
Güneşle birlikte doğmak
Kaf dağının arkasındaki,
Zümrüd-ü anka olmak
Kanat açmak gökyüzüne,
Sevdaların ülkesine
Kuşlar…
***
Kuşlar, sizin kadar hür olmaktı hayalim,
Kuşlar, sizin kadar hür olmaktı hayalim,
***
Kanatlarımı kırdılar,
Umutlarımı vurdular,
Ninnileri susturdular,
Yüreğimi dağladılar,
Varamadım hasretine,
Sevdaların ülkesine,
Kuşlar…
Ömer Karaoğlu – Bilemezler
Hazır bana kahkalar,
Doğrulmuş durur mızraklar,
Yüreğimi sökecekler,
Dinsin diye, dinsin diye,
Tüm öfkeler,
***
Sehpaları orta yerde,
Bir inkar isterler benden,
İsyan beklerler dilimden,
Rabbime ve resulune.
**
Bin canım olsun feda,
Resulun canı sağ olsun,
Ayağına bir tek diken batmasın,
Canım vereyim,
Bin canım olsun feda,
Acılar ondan uzak olsun.
***
Bilemezler, bilemezler,
Gözleri yok göremezler,
Yürekleri yok bunların,
Sevgiden söz edemezler.
Doğrulmuş durur mızraklar,
Yüreğimi sökecekler,
Dinsin diye, dinsin diye,
Tüm öfkeler,
***
Sehpaları orta yerde,
Bir inkar isterler benden,
İsyan beklerler dilimden,
Rabbime ve resulune.
**
Bin canım olsun feda,
Resulun canı sağ olsun,
Ayağına bir tek diken batmasın,
Canım vereyim,
Bin canım olsun feda,
Acılar ondan uzak olsun.
***
Bilemezler, bilemezler,
Gözleri yok göremezler,
Yürekleri yok bunların,
Sevgiden söz edemezler.
Ömer Karaoğlu - Gökyüzü Depremleri İlahisi
Hadi Ammar, hadi Ammar, durma at,
Ebabiller sana kanat çırparlar.
***
Kudüs göklerinde kara bulutlar,
Bulutlar içinde ışık saçarlar,
Filistin’de küçük beyaz, beyaz yumruklar,
Anne feryadları gökleri sarsar.
***
Hadi Ammar, hadi Ammar, durma at,
Ebabiller sana kanat çırparlar.
***
Taşından büyük öfken bilenir,
Yüreğin kadar sıkı avuçlarında.
Süleyman seni seyreder sana güvenir,
Mescid-i Aksa’nın kapılarında.
***
Hadi Ammar, hadi Ammar, durma at,
Ebabiller sana kanat çırparlar.
Ebabiller sana kanat çırparlar.
***
Kudüs göklerinde kara bulutlar,
Bulutlar içinde ışık saçarlar,
Filistin’de küçük beyaz, beyaz yumruklar,
Anne feryadları gökleri sarsar.
***
Hadi Ammar, hadi Ammar, durma at,
Ebabiller sana kanat çırparlar.
***
Taşından büyük öfken bilenir,
Yüreğin kadar sıkı avuçlarında.
Süleyman seni seyreder sana güvenir,
Mescid-i Aksa’nın kapılarında.
***
Hadi Ammar, hadi Ammar, durma at,
Ebabiller sana kanat çırparlar.
Ömer Karaoğlu – Karanlığın Ortasında İlahisi
Karanlığın ortasında,
Parlayan bir güneş gibi,
İmanın doğduğu şehir,
Mekke, Mekke güzel şehir.
***
Döneceğız, döneceğiz,
Vahyin kalbi döneceğiz.
Geleceğız, geleceğiz,
Mekke bir gün geleceğiz.
***
Bir kuş olsam, uçsam sana,
Süzülsem sokaklarına,
Çiğdem olsam, çiçek açsam,
Kavuran o toprağında.
***
Döneceğız, döneceğiz,
Vahyin kalbi döneceğiz.
Geleceğız, geleceğiz,
Mekke bir gün geleceğiz.
***
Senden uzak kalabilmek,
Taşlar gibi yürek ister,
Zalimin eline komak,
Zulüm olmaklığa yeter.
***
Döneceğız, döneceğiz,
Vahyin kalbi döneceğiz.
Geleceğız, geleceğiz,
Mekke bir gün geleceğiz.
***
Kavrar yürek, kalkar bilek,
Sana İbrahim’ler gerek,
Eteğinde her bir yürek,
Bir gün haykıracak; lebbeyk!
***
Döneceğız, döneceğiz,
Vahyin kalbi döneceğiz.
Geleceğız, geleceğiz,
Mekke bir gün geleceğiz.
Parlayan bir güneş gibi,
İmanın doğduğu şehir,
Mekke, Mekke güzel şehir.
***
Döneceğız, döneceğiz,
Vahyin kalbi döneceğiz.
Geleceğız, geleceğiz,
Mekke bir gün geleceğiz.
***
Bir kuş olsam, uçsam sana,
Süzülsem sokaklarına,
Çiğdem olsam, çiçek açsam,
Kavuran o toprağında.
***
Döneceğız, döneceğiz,
Vahyin kalbi döneceğiz.
Geleceğız, geleceğiz,
Mekke bir gün geleceğiz.
***
Senden uzak kalabilmek,
Taşlar gibi yürek ister,
Zalimin eline komak,
Zulüm olmaklığa yeter.
***
Döneceğız, döneceğiz,
Vahyin kalbi döneceğiz.
Geleceğız, geleceğiz,
Mekke bir gün geleceğiz.
***
Kavrar yürek, kalkar bilek,
Sana İbrahim’ler gerek,
Eteğinde her bir yürek,
Bir gün haykıracak; lebbeyk!
***
Döneceğız, döneceğiz,
Vahyin kalbi döneceğiz.
Geleceğız, geleceğiz,
Mekke bir gün geleceğiz.
Ömer Karaoğlu–Yol Mu Dayanır İlahisi
Yağmur düştü yolumuza,,
Dolu kar vurdu, dolu kar vurdu.
Yiğit, yiğide yanaşmak.
Yine kar oldu, yine kar oldu.
***
Gönül, gönüle değince,
Yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır ?
***
Arif olan söylemişti,
Bu yol çetindir, bu yol çetindir,
Gözümün nuru peygamber,
O da yetimdir, o da yetimdir.
***
Omuz, omuza verince,
Yol mu dayanır ey dost, yol mu dayanır ?
***
Zaman sevdamıza gebe,
Asla bükülme, asla bükülme,
Elbet bu yol düze çıkar,
Sakın dökülme, sakın dökülme.
***
Dönüp Hakk’a yürüyünce,
Yol mu dayanır ey dost, yol mu dayanır ?
Dolu kar vurdu, dolu kar vurdu.
Yiğit, yiğide yanaşmak.
Yine kar oldu, yine kar oldu.
***
Gönül, gönüle değince,
Yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır ?
***
Arif olan söylemişti,
Bu yol çetindir, bu yol çetindir,
Gözümün nuru peygamber,
O da yetimdir, o da yetimdir.
***
Omuz, omuza verince,
Yol mu dayanır ey dost, yol mu dayanır ?
***
Zaman sevdamıza gebe,
Asla bükülme, asla bükülme,
Elbet bu yol düze çıkar,
Sakın dökülme, sakın dökülme.
***
Dönüp Hakk’a yürüyünce,
Yol mu dayanır ey dost, yol mu dayanır ?
Ömer Karaoğlu – Sorulur İlahisi
Esir olmuş bileklerimiz,elimiz ayağımız,
Esir olmuş gören gözümüz,işiten kulağımız.
***
Bir gün dağlar,yürür dağlar,
Bir gün güneş fersiz kalır,
Tüm yıldızlar dökülür yere,
Yer söyler haberini,
***
Adımlar bir meydana yönelir,
Bedenler taş kesilir,
Sorulur bir gün,sorulur bi rbir,
Sorulur bir gün sorulur,
***
Alıp güneşi götürmüşler,buradan uzaklara
Küçümen çocuklarımızı komuşlar hep güneşsiz,
***
Bir gün dağlar,yürür dağlar,
Bir gün güneş fersiz kalır,
Tüm yıldızlar dökülür yere,
Yer söyler haberini,
***
Adımlar bir meydana yönelir,
Bedenler taş kesilir,
Sorulur bir gün,sorulur bi rbir,
Sorulur bir gün sorulur,
Esir olmuş gören gözümüz,işiten kulağımız.
***
Bir gün dağlar,yürür dağlar,
Bir gün güneş fersiz kalır,
Tüm yıldızlar dökülür yere,
Yer söyler haberini,
***
Adımlar bir meydana yönelir,
Bedenler taş kesilir,
Sorulur bir gün,sorulur bi rbir,
Sorulur bir gün sorulur,
***
Alıp güneşi götürmüşler,buradan uzaklara
Küçümen çocuklarımızı komuşlar hep güneşsiz,
***
Bir gün dağlar,yürür dağlar,
Bir gün güneş fersiz kalır,
Tüm yıldızlar dökülür yere,
Yer söyler haberini,
***
Adımlar bir meydana yönelir,
Bedenler taş kesilir,
Sorulur bir gün,sorulur bi rbir,
Sorulur bir gün sorulur,
Ömer Karaoğlu – Kurtuluşun Ölümü İlahisi
Sehpalarında sarıkla sallandığımız,
Sabahlara sorun bizi,
Suçumuz adımızda saklıdır,
Düşmana ölüm yağdırdığımız Hamidiye,
Yürür üstümüze,
Şaşkınız,
Öfkeliyiz,
Söylenmez biz,
Hangi suçtan ölmeliyiz…
***
Ölüme değil,
Ölümden değil gardaş,
Biz dili bağlı,
Gitmeye yanarız,
Savrulsun sarığımız,
Erzurum’dan Rize’ye
Maraş’tan Konya’ya
Umudun dili olsun.
***
Bir gün konuşur devleşen bedenimiz,
Sevdamızla mayaladığımız bu toprak,
Ahdimize nankörlük etmez,
***
Ölüme değil,
Ölümden değil gardaş,
Biz dili bağlı,
Gitmeye yanarız,
Savrulsun sarığımız,
Erzurum’dan Rize’ye
Maraş’tan Konya’ya
Umudun dili olsun.
Sabahlara sorun bizi,
Suçumuz adımızda saklıdır,
Düşmana ölüm yağdırdığımız Hamidiye,
Yürür üstümüze,
Şaşkınız,
Öfkeliyiz,
Söylenmez biz,
Hangi suçtan ölmeliyiz…
***
Ölüme değil,
Ölümden değil gardaş,
Biz dili bağlı,
Gitmeye yanarız,
Savrulsun sarığımız,
Erzurum’dan Rize’ye
Maraş’tan Konya’ya
Umudun dili olsun.
***
Bir gün konuşur devleşen bedenimiz,
Sevdamızla mayaladığımız bu toprak,
Ahdimize nankörlük etmez,
***
Ölüme değil,
Ölümden değil gardaş,
Biz dili bağlı,
Gitmeye yanarız,
Savrulsun sarığımız,
Erzurum’dan Rize’ye
Maraş’tan Konya’ya
Umudun dili olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)